Cumartesi , 30 Ağustos 2014
TV & Magazin
Anasayfa » Biyografi » Cemil Meriç Kimdir? Kısaca Hayatı ve Eserleri

Cemil Meriç Kimdir? Kısaca Hayatı ve Eserleri

cemil meric Cemil Meriç Kimdir? Kısaca Hayatı ve Eserleri üst düzet Fransızca bilen ve Arapça’ya hakim olan büyük bir düşünürümüzdür. Eleştiri (tenkit) alanında Türk Edebiyatının en önemli temsilcilerindendir.Özellikle doğuya ve doğu insanına bakışı, onu algılayışı ve çözümlemeleri müthiştir.Doğu ve doğu insanın hayata bakışı, yaşamı düşünce tarzı ve kültürüne hakim bir yazardır. Bu sebeple ülkemiz ve doğu ülkelerinin siyasi,sosyolojik ,tarihi ve toplumsal konularına farklı bakış açıları geliştirmiş önemli bir şahsiyettir.

Asıl adı Hüseyin Cemil olan Cemil Meriç, 12 Aralık 1916 yılında Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde dünyaya geldi. 13 Haziran 1987 yılında 71 yaşındayken hayata gözlerini kapadı.Mekanı cennet olsun.

Yazar ve mütercim. 12 Aralık 1916’da Hatay Reyhanlı’da doğdu. Ailesi Balkan Savaşı sırasında Yunanistan’dan göçmüştü. Fransız idaresindeki Hatay’da Fransız eğitim sistemi uygulayan Antakya Sultanisi’nde okudu. Bir süre ilkokul öğretmenliği ve nahiye müdürlüğü, Tercüme kaleminde reis muavinliği yaptı.

1940’da İstanbul Üniversitesi’ne girip Fransız Dili ve Edebiyatı öğrenimi gördü. 1941’den başlayarak İnsan, Yücel, Gün, Ayin Bibliyografyası dergilerinde yazmaya başladı. 1942 ve 45 yılları arasında Elazığ lisesinde, 1952 ve 54 yılları arasında ise İstanbul`da Fransızca öğretmeni olarak çalıştı. Daha sonra İstanbul üniversitesi Edebiyat fakültesinde yabancı diller okutmanlığı görevinde bulundu, Sosyoloji bölümünde dersler verdi. Mükemmel düzeyde Fransızca okuyup yazan Meriç, İngilizceyi anlıyor, Arapçayı, kendi ifadesiyle, “söküyor”du.

1955’de gözlerindeki miyobunun artması sonucu görmez oldu, ama olağan üstü çalışma ve üretme temposu düşmedi. Talebelerinin yardımıyla çalışmalarını ölümüne kadar sürdürdü. 1974 yılında İstanbul üniversitesinden emekli oldu ve yıllarının birikimini ardarda kitaplaştırmaya girişti. 1984’te, önce beyin kanaması, ardından felç geçirdi, 13 Haziran 1987’de vefat etti.

Cemil Meriç`in ilk yazısı Hatay`da Yeni Gün Gazetesi`nde çıktı (1928). Sonra Yirminci Asır, Yeni İnsan, Türk Edebiyatı, Yeni Devir, Pınar, Doğuş ve Edebiyat dergilerinde yazılar yazdı. Hisar dergisinde “Fildisi Kuleden” başlığıyla sürekli denemeler yazdı. Meriç, gençlik yıllarında Fransızcadan tercümeye başladı. Hanore de Balzac ve Victor Hugo`dan yaptığı tercümelerle kuvvetli bir mütercim olduğunu gösterdi. Bati medeniyetinin temelini araştırdı. Dil meseleleri üzerinde önemle durdu. Dilin, bir milletin özü olduğunu savundu ve sansüre, anarşik edebiyata şiddetle çattı.

Cemil Meriç’in  Eserleri

İnceleme

Hind Edebiyatı (1964),

Saint Simon İlk Sosyolog, İlk Sosyalist (1967),

Umrândan Uygarlığa (1974),

Bir Dünyanın Eşiğinde (1976),

Işık Doğudan Gelir (1984),

Kültürden İrfana (1985)

Deneme

Mağaradakiler (1978),

Bu Ülke (1974, 1985)

 

Günlük

Jurnal I (1992)

Jurnal II (1994)

 

Diğer Kitapları

Kırk Ambar (1980),

Bir Facianın Hikayesi (1981),

Sosyoloji Notları ve Konferanslar (1993)

Ödülleri

Umrandan Uygarlığa adlı eseriyle 1974 yılında Türkiye Millî Kültür Vakfı ödülünü almıştır.

Kırk Ambar adlı eseriyle 1983 yılında Türkiye Millî Kültür Vakfı ödülü ve  Ankara Yazarlar Birliği Derneği’nin Yılın Yazarı ödülüne layık görülmüştür. Ayrıca Türkiye Yazarlar Birliği Yılın Fikir Eserleri ödülü almaya hak kaznmışıtr.

Cemil Meriç Kronolojisi

1916 12 Aralık günü Hatay’ın Reyhanlı kazasında dünyaya gelir. İki de ablası vardır: Zehra ve Nadide. Ailesi Yunanistan göçmenidir.

1920 Birinci Dünya Savaşı’nı izleyen yıllarla 1936 arası, Suriye Fransa’nın mandası altındadır. Misak-ı Milli dışında bırakılan Hatay’da da Fransa muhtar bir idare kurmuştur: Bağımsız İskenderun Sancağı.

1923 Babasının memuriyetten ayrılması üzerine Reyhanlı’ya dönerler. Aynı yıl Reyhanlı Rüştiyesi’nde okula başlar. Bu ilkokulda, üçüncü sınıftan itibaren Fransızca dersleri de okutulmaktadır.

1928 İlkokulu bitirir, elindeki diplomanın adı: “Certificat d’études primaires”dir. Aynı yıl Antakya’ya gider ve Antakya Sultanîsi’nde ortaokula başlar. Eğitim Fransız kültürü ağırlıklıdır.

1933 Çalışkan bir öğrenci olmasına rağmen cebirden ikmale kalır, gözleri zayıftır ve sınıftaki tahtayı iyi görmemektedir, altı numara miyobu olduğu anlaşılır. Aynı yıl, yerel Yenigün gazetesinde ilk yazısı yayımlanır: “Geç kalmış bir muhasebe”

1936 İstanbul’a gelir. Üniversiteye giremez. Bir süre pertevniyal lisesi 12. sınıfına devam eder. Hocaları, felsefede İhsan Kongar, tarihte Resat Ekrem Koçu, edebiyatta Keyise İdali, Fransızca’da Nurullah Ataç’tır. Kumkapı ve Kadırga talebe yurtlarında kalır. Nazım Hikmet ve Kerem Sadi ile tanışır. Onlar için kendi imzasını kullanmadan iki kitap çevirir Türkçe’ye: Gaston Jèze’in maliye ile ilgili 400 sayfalık bir kitabı ile Stalin’in “Pratik ve Teori” adlı kitabı. Bu kitaplar için herhangi bir ücret almamıştır.

1937 Mayıs ayında vapurla İskenderun’a döner.

 

1938 Hatay Reyhanlı’ya dönüp Batı Ayrancı köyünde ilkokul öğretmenliğine başlar. Türk Hava Kurumu’nda sekreterlik, ^belediye’de kâtiplik gibi geçici görevlerde de bulunur.

1939 Nisan ayında tevkif edilir, üç yüz kadar kitabına ve dergi koleksiyonlarına el konur. Antakya’ya götürülür, Hatay hükümetini devirmek suçundan idam talebiyle yargılanır, iki ay sonra beraat eder. Aynı yıl 29 Haziran’da Hatay Türkiye’ye katılır.

1940 Tekrar İstanbul’a gider.

1941 İstanbul’daki ilk yazısı “İnsan” dergisinde yayımlanır: “Honoré de Balzac”

1942 İkinci Dünya Savaşı yüzünden Yabanci Diller Okulu öğrencileri Avrupa’ya gönderilemez, mecburi hizmeti vardır, kurada şansına Elazığ çıkar. Buraya gitmeden az önce tarih ve coğrafya ögretmeni olan Fevziye Menteşoğlu ile tanışır ve 19 Mart günü evlenir, eşi İstanbul’ludur. Aynı yıl, Haziran ayında babası ölür. Aynı yıl, 29 Ekim’de Elazığ Lisesi’nde Fransızca öğretmenliğine başlar.

1942-1943 “Ayın Bibliyografyası” adlı dergide tercüme tenkitleri yayımlanır.

1943 İlk çeviri kitabi yayımlanır, “Altın Gözlü Kız”, Balzac, (Üniversite Kitabevi), 189 sayfalık kitabın 74 sayfası Balzac’la ilgili bir incelemenin yer aldığı önsözdür.

1945 Elazığ’daki stajyer ögretmenlik görevinden, iki sene dört ay sonra ayrılır. Eşinin Elazığ’a tayini çıkmadığı gibi, aile burada iki de çocuk kaybetmiştir. Ancak İstanbul’da doğum yapabileceğinin anlaşılması üzerine İstanbul’a gidilir. Tıp Fakültesi’nden gözlerinin yorgun olması nedeniyle aldığı rapora rağmen bakanlıkça izinli de sayılmayınca istifa eder. Aynı yıl, 1 Nisan’da bir oğlu dünyaya gelir, ismini Mahmut Ali koyar. Aynı yıl, Balzac’dan iki çevirisi çıkar: “Otuzundaki Kadın” (A. Bolat Yayınevi, 168 sayfa) ve “Onüçlerin Romanı (Ferragus)” (Yüksel Yayınevi), 157 sayfanın 28 sayfası önsözdür.

1946 16 Aralık, bir kızı gelir dünyaya: Ümit. Aynı yıl bir çevirisi daha basılır, Balzac’tan: “Kibar Fahişelerin İhtişam ve Sefaleti” (İnkilap Yayınevi), 471 sayfa, 17 sayfalık bir önsöz. Aynı yıl, Aralık ayının son günlerinde sınavla İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Fransızca okutmanı olur.

1947 Bir yıl kadar “Yirminci Asır” dergisinde yazar. 1947-1953 yılları arasında makale yazmaya ara vermiş gibidir. 1953′te aynı dergide birkaç makalesi daha yayımlanacaktır.

1948 Victor Hugo’nun “Hernani” adlı piyesinin manzum olarak tercümesi Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kendisine verilir.

1951 İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’ne doktora ögrencisi olarak kaydolur.

1952-1953 İstanbul Işık Lisesi’ne Fransızca öğretmeni olur.

1954 Gözlerini tamamen kaybeder.

1956 Aralık ayında “Hernani” çevirisi, Maarif Vekaleti’nin “Klasikler” dizisi arasında yayımlanır.

1959 Victor Hugo’nun “Sefiller” adlı eserini Türkçe’ye çevirmesi bakanlıkça uygun görülür.

1964 Bir yıl kadar bastırılamayan “Hint Edebiyatı”, sonunda yayımlanır (Dönem Yayınları, 266 s.).

1965 Uzun aradan sonra ilk kez “Dönem” ve “Çağrı” dergilerinde makaleleri çıkar.

1966 Victor Hugo’dan, Mahmut Sait Kılıççı ile beraber manzum olarak çevirdiği “Marion de Lorme” basılır (M.E.B. Yayınları, 192 s.). Aynı yıl, Hugo’dan yapmış olduğu “Hernani” çevirisi ikinci kez basılır (M.E.B. Yayınları, 184 s.).

1967 Makale yazmayı “Yeni İnsan” ve “Hisar” dergilerinde sürdürür. “Hisar”daki yazıları aralıklarla da olsa on yılı aşkın bir süre devam edecektir. “Saint-Simon: İlk Sosyolog, İlk Sosyalist” bu yıl basılır. (Çan Yayınları, 143 s.). Aynı yıl, A. Meillet ile M. Lejeune’ün Encyclopédie Française’deki bir yazısını “Dillerin Yapısı ve Gelişmesi” başlığı altında, talebesi Berke Vardar ile Türkçe’ye çevirirler. (Dönem Yayınları, 86 s.).

1969 “Sosyalizm ve Sosyoloji Tarihinde Pierre Joseph Proudhon” adlı bir çalışması Fakülteler Matbaası’nda basılır. (Türkiye Harsi ve İctimai Araştırmalar Derneği, sayı 101, 23 s.).

1970 İ.Ü.E.F. Sosyoloji dergisinde 1968 yılında çıkan “İdeoloji” ile ilgili bir başka çalışması (sayı 21-22), bir kitapçık halinde yayımlanır (Fakülteler Matbaası, 23 s.).

1973 Balzac’tan çevirmiş olduğu “Kibar Fahişelerin İhtişam ve Sefaleti” adlı eser, ikinci defa, “İhtisam ve Sefalet (Vautrin)” adıyla gözden geçirilip basılır (Ötüken Yayınevi, 543 s.).

1974 “Bu Ülke” yayımlanır (Ötüken Yayınevi, 170 s.). “Umrandan Uygarlığa” adlı eseri de bu yıl basılır (Ötüken Yayinevi, 371 s.) ve Türkiye Milli Kültür Vakfı’ndan “fikir dalında” ödül alır. Aynı yıldan itibaren “Türk Edebiyatı”, “Kubbealtı Akademi” ve “Orta Doğu” gazetesinde yazıları çıkmaya başlar.

1976 “Hint Edebiyatı” adlı eserı, “Hint ve Batı” başlıklı bir bölümün de eklenmesiyle “Bir Dünyanın Eşiğinde” adıyla ikinci kez basılır (Ötüken Yayınevi, 344 s.).

1978 Aynı yıl Mart ayında TRT televizyonun birinci kanalında roman üzerine bir söyleşisi yayımlanır.

1980 “Kırk Ambar” basılır (Ötüken Yayınevi, 487 s.). Aynı yıl eser, Türkiye Milli Kültür Vakfı Ödülü’ne layık görülür. Uriel Heyd’den “Ziya Gökalp, Türk Milliyetçiliğinin Temelleri” isimli kitabı çevirir (Sebil Yayınevi, 134 s.). “Milli Eğitim ve Kültür” dergisinde ve “Yeni Devir” gazetesinde makaleleri yayımlanmaktadır.

1981 “Bir Facianın Hikayesi” Ankara’da bir yayınevi tarafından basılır (Ümran Yayınları, 167 s.). Thornton Wilder’in “Köprüden Düşenler” adlı kitabını Lamia Çataloğlu ile birlikte İngilizce’den Türkçe’ye çevirirler (Tur Yayınları, 112 s.). Aynı yıl, Ankara Yazarlar Birliği Derneği tarafından “yılın yazarı” seçilir.

1982 Kayseri Sanatçılar Derneği’nden, inceleme dalında bir ödül alır. Aynı yıl, 15 Ocak Nişantaşı Akademi Kitabevi’nde bir imza günü düzenlenir. İlk kez okuyucusuyla buluşur. Aynı yıl, 30 Ocak’ta “Cemil Meriç’le Türk kültüründeki değişmeler hakkında bir söyleşi” başlığını taşıyan bir televizyon programına katılır.

1983 Maxime Rodinson’un “Batıyı Büyüleyen İslam” adlı eserini dilimize kazandırır (Pınar Yayınları, 233 s.). Aynı yıl İletişim Yayınları’nın çıkardığı “Cumhuriyet Dönemi Türkiye Ansiklopedisi”‘ne makaleler yazar. 7 Mart günü 41 yıllık bir beraberlikten sonra eşini kaybeder. Aynı yıl TÜYAP Kitap Fuarı’nda kitaplarını imzalar.

1984 “Işık Dogudan Gelir” adlı kitabı yayımlanır (Pınar Yayınları, 233 s.). Aynı yılın Ağustos ayında bir beyin kanaması geçirir: sol hemipleji sonucu sol tarafına felç iner. Cerrahpaşa Hastanesi’nde üç ay süren bir tedaviden sonra taburcu olur.

1985 “Kültürden İrfana” adlı eseri İnsan Yayınları arasında çıkar (405 s.). Aynı yayıneviyle bütün eserlerinin basılması konusunda imzalanan sözleşmeye rağmen diğer eserleri basılmaz.

1986 İletişim Yayınları’nın bu kez de “Tanzimattan Cumhuriyet’e Türkiye Ansiklopedisi”nde makaleleri yer alır.

1987 13 Haziran günü, kendisini yatağa mahkûm eden uzunca bir hastalıktan sonra, 71 yaşında yaşama gözlerini yumar. Karacaahmet Mezarlığı’na eşinin yanına defnedilir.

GD Star Rating
loading...

Bir Yorum Yaz

Scroll To Top
Reklamvizit